Tevhid Yolumuz

Şüphesiz iman edenler; yani yahudilerden, hıristiyanlardan ve sâbiîlerden Allah'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.(BAKARA 62.)

Tevhid Yolumuz

İHLAS

 




İHLAS
İhlas; kulun sözlerinde, fiillerinde ve niyetinde Allah'a (c.c.) karşı kulluğunu samimi bir şekilde ortaya koymasıdır. İşte bu, İbrahim'in (a.s.) ümmetinin dini olan hanifliktir. Allah (c.c.) bütün kullarına asla başkasına kulluk etmemelerini emretmiştir. İşte İslam budur.

 

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:

 

"Kim İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, (o din) ondan kabul edilmeyecek ve o, ahirette kaybedenlerden olacaktır." (Al-i İmran: 3/85)

 

"Kendini bilmezlerden başkası İbrahim'in dininden yüz çevirmez..." (Bakara: 2/130)

 

Kitap, Sünnet ve icma-ı ümmet amel ve sözlerde ihlaslı olmayı öngörmüşlerdir. Allah (c.c), ancak halis niyetle, samimi olarak ve kendi rızası için yapılan ibadetleri kabul eder.

 

Bu yüzden selef-i salihin, niyetlerinin samimi olması için olağanüstü bir çaba göstermişlerdir. Onlar ihlası her şeyden değerli ve nefse en zor gelen şey olarak kabul ettiler. Bu, onların Allah'ı (c.c.) tanımalarından, Allah (c.c.) katında amellerin geçerli olabilmesi için gereken şartları ve amellerin boşa gitmesine sebep olan şeyleri bilmelerinden ileri geliyordu. Onlar amellerinin, sevabını tamamen ortadan kaldıracak yada değerini eksiltecek tüm şüphelerden arınmış olmasını istedikleri için ihlasa son derece önem verirlerdi.

 

İmam Ahmed b. Hanbel şöyle diyor:

 

"Niyet işi, oldukça ağır bir iştir."

 

Süfyan es-Sevri de:

 

"Niyetimi tedavi etmekte zorluk çektiğim kadar hiçbir şeyde zorluk çekmedim. Çünkü niyet hep aleyhime değişiyor." demektedir.

 

Yusuf b. Esbat da şöyle diyor:

 

"Niyeti ifsattan kurtarmak,uzun ve gayretli bir çaba göstererek çalışanların gayretlerinden daha ağırdır."

 

Sehl b. Abdullah der ki:

 

"Nefse, ahlaklı olmaktan daha ağır ve zor gelen bir şey yoktur. Çünkü nefsin ahlaktan nasibi yoktur."

 

Yusuf b. Hüseyin de şöyle der:

 

"Dünyada en değerli şey ihlastır. Kalbimden riyayı atmak için çok gayret sarfettim. Fakat her defasında karşıma başka bir renk ve kılıkta çıkıyor. Nefsine öğüt vermek isteyen, niyetinin dürüst olmasına çok özen göstermelidir. Onu her türlü şüphe ve kirden kurtarmak için buna çok dikkat etmelidir. Çünkü ameller niyetlere göre değerlendirilir ve kişi neye niyet ettiyse onu bulacaktır."

 

Daha önce de belirttiğimiz gibi, ibadetin anlamı çok geniştir. Şeriatin istediği ibadet ise, tevhide dayalı ibadettir.

 

Nitekim İbni Kayyım'a göre, ibadette tevhid (birlik), ihlastan daha geneldir.

 

İbni Kayyım'ın:

 

"Doğruluk ve ihlas, tevhidin iki şartı ve temelidir." sözünü ele alalım.

Dikkat edilirse, imam, ihlası tevhidin iki temelinden biri olarak değerlendirmiştir. Nitekim "Sıdk"ı, yani doğruluğu da böyle değerlendirmiştir. Fakat bazı ifadelerinde "Sıdk, ihlası içinde toplar." da demektedi
Bugün 26 ziyaretçi (35 klik) kişi burdaydı!


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=